Bir felaket oldu, hatta iki felaket oldu. Biz felaketlerden ders almadık. İnsanlar enkaz alında can verdi, hayatlar paramparça oldu. Biz halen mal, mülk ve biraz daha yardım koparmak peşinde olduk. Kimisi başını sokacak bir çadır bulamazken, biz çadır yedekledik. Saatlerce çadır sırasında bekledik, kurum kurum dolaştırıldık ama bir sonuç alamadık.
Ev hayatından koptuk, Allah’ın verdiği bütün güzelliklerden faydalanamadık, aylarca. Yemek sırasında bekledik. Bir bardak suya, bir tas suya muhtaç olduk. Meğer ne büyük bir nimetmiş, yeni anladık. Allah’ın verdiği nimetlerin kıymetini anlayanımız oldu anlamayanımız oldu.
Soğuklar bastırdı, üstüne kar yağışı geldi. Dar, küçük ve alçak çadırlarda yaşamanın tüm zorluklarını gördük. Çocuklarımız hastalandı, çocuklar donarak ve yanarak öldü, biz sadece seyirci kaldık. Analar ağladı, evlatlar babasız kaldı, körpe bebeler yetim kaldı, biz hemen unuttuk. Elektrik zayıf olunca soba yaktık, çıkan yangında çocuklarımız can verdi.
Bir liralık naylonun metresini 15 liradan sattık. 60 kuruşluk ekmeği 3 liradan sattık. Yıllarca gözümüzün ucuyla bile bakmadığımız bir parça kâğıda, bir santim ipe, bir metre kabloya ihtiyacımız oldu. Ev taşımak için lazım olan boş koliye 3 lira verdik. Cuma namazı kılmak için 50 kuruş verdiğimiz koliler, kıymete bindi. Her şey kıymete bindi adeta hazine değeri aldı. Küçük çapta kıtlık yaşadık, yarın ekmek bulabilir miyiz kaygısı yaşadık. Hepimiz her fırsatta sakla samanı gelir zamanı dedik ama biz işe yaramaz kalabalık yapıyor deyip attık eşyalarımızı.
Çardı kentlerde, konteyner kentlere mahkum olduk. Savaş yılları gibi kamp hayatına başladık. Üşüdük, donduk, aç kaldık, susuz kaldık. Kimimiz dayanamadı, şehrimizi terk ettik, üstelik kimimiz devlet eliyle göç ettirildi.
Ülkemizde onlarca kez deprem olmasına rağmen devlet millet tedbirsiz ve hazırlıksız olduğumuzu gördük. 184 yıl önce kurulan kızılayın eksikliğini gördük. Meğer kendimize 3 + 1 ya da 2 + 1 tabut ve mezar evler yapmışız haberimiz yok. Vatandaş, amele, usta, mimar, mühendis, belediye, valilik, milletvekilleri, bakanlıklar, başbakan, cumhurbaşkanı hepimiz çürük yapılan binalardaki hırsızlıklara göz yumduk. Zira binaların sağlam yapılmadığını hepimiz biliyorduk ama bilmezden geliyorduk.
Deprem oldu olacak korkusu hiç bitmedi içimizden. Tepeden tırnağa korktuk ama kısa süre sonra eski anlayışlarımıza geri döndük. Yüce Allah, deprem imtihanı ile bizi sınadı, biz sınavı geçemedik. Depremlerde hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Allah kmsye felaket vermesin…