Hrant Dink'in öldürülüşünün 5. yıl dönüm gününde düzenlenen yürüyüş 13.30'da başladı.
Taksim'den harekete geçen on binlerce yurttaş 'Faşizme İnat Kardeşimsin Hrant', 'Hepimiz Hrant'ız Hepimiz Ermeniyiz' sloganları eşliğinde Agos gazetesine doğru yürüdü.Hrant Dink'in eşi Rakel Dink, yürüyüş kortejinin en önündeki yerini aldı. Hrant Dink'in kardeşi Hosrof Dink, BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, HDK Genel Meclis üyesi sanatçı Ferhat Tunç, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, HAS Parti İstanbul İl Başkanı Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu, Toplumsal Bellek Platformu'ndan Maside Ocak, CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Musa Çam ve Batman'da askerlik yaparken kaza kurşunuyla öldüğü açıklanan er Sevag Balıkçı'nın ailesi de kortejde yer aldı.
Eyleme, yerli ve yabancı basından yoğun ilgi olması sebebiyle zaman zaman izdiham yaşanıyor. Eyleme katılanların sayısı 50 bini geçmiş.Kitle, Agos gazetesinin önüne gelmiş durumda. Ancak kalabalık büyük olduğu için, insanların büyük kısmı buraya yaklaşamadı dahi. Agos'ta kurulan ses sisteminden anons yapan görevliler, daha fazla insanın yaklaşabilmesi için gazetenin önüne gelen kitlenin Şişli tarafına biraz daha ilerlemesini rica ediyor.Bu arada gazetenin bulunduğu Ergenekon Caddesi'nin tabelası sökülerek yerine Hrant Dink Caddesi tabelası asıldı.
Anma töreni saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşu esnasında katılımcılara Hrant Dink'in sesinden cinayete giden süreçte yaşananlar dinletildi. Karin Karakaşlı'nın yaptığı konuşmanın ardından da anma sonlandırıldı.
ÖNDER: CİNAYETİ DEVLET ÜSTLENMİŞTİR, KATİL DEVLETTİR
Yürüyüşe katılan BDP İstanbul milletvekillerinden Sırrı Süreyya Önder, mahkemenin Dink davası ile ilgili kararını şu sözlerle eleştirdi:
''Demokratik haklarını savunmak için bir araya gelen öğrencilerden, doğasına, kurduna kuşuna sahip çıkan çevrecilere kadar herkesi bir örgüt torbasına koyma konusunda çok mahir olan bu devlet, devletin gizli açık bütün yapılanmalarının kol kola girip işlediği bir cinayet örgütün varlığını yansıtıyor. Hükümet kendini 'bu yargının tasarrufudur' deyip bunun dışına atamaz çünkü soruşturma izni hükümetten istendiğinde mesela MİT mensupları için vermedi. Bu statükonun, bu zalimliğin önemli bir parçası. Bu dediğim şeylerden örgüt çıkaran devlet bundan çıkarmıyorsa bu bir tek anlama gelir. Cinayeti devlet üstlenmiştir, katil de devlettir. Bundan sonraki temyiz sürecinden bahsedilmesi hiç önemli değil artık. Bu halkın vicdanında mahkûm olmuştur. Temyiz hiç önemli değil.''
Ahmet Hakan: Duyarlılık Devam Ediyor
Gazeteci Ahmet Hakan:
“Soğuk havaya rağmen katılım yüksek. Bu yürüyüş bir duyarlılığın devam ettiğini gösteriyor. Bu cinayet milliyetçilik duygusu kabarmış iki çocuğun yapabileceği bir şey değil. Tüm olanlar örgütsel bir yapıya işaret ediyor.”
KAYA: Türkiye’nin Vicdanlı insanları
Sanatçı Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya:
"Buradaki insan sayısının Türkiye’deki tüm vicdanlı insanları temsil ettiğini düşünüyorum. Türkiye bir kırılma noktasından geçiyor. Buraya gelen insanlar, diğer tüm kimliklerinden soyutlanarak bir kardeşleri öldürüldüğü için buraya geliyor. Ben bunu çok önemsiyorum."
|