Uludere'de 35 sivilin yaşamını yitirmesine yol açan operasyonla ilgili ortaya attığı 'istihbarat MİT'ten geldi' iddiasıyla Başbakan'ın tepkisini çeken Taraf Gazetesi Yazarı Mehmet Baransu, iddiasını sürdürüyor. Baransu, 'MİT'ten rapor üstüne rapor' başlıklı bir yazı kaleme aldı.
MİT’in Uludere’de operasyonun olduğu gün Genelkurmay’a ilettiği raporda, Fehman Hüseyin sınırı geçen grupta denmiş.
İşte Baransu’nun yazısından bir bölüm. “Taraf, Genelkurmay Başkanlığı’na yanlış istihbaratın MİT tarafından gönderildiğini yazdı. Başbakan Erdoğan, “son anda giden bir istihbarat raporu yok” demesine rağmen, görüştüğüm askeri yetkililer, kendilerine son anda MİT’in gönderdiği raporu da benimle paylaştılar. 28 aralık günü yani hava operasyonunun yapıldığı gün MİT, askerlere yeni bir rapor daha göndermiş. Rapor, kestirme yani cep telefonu ve telsizlerin dinlenmesi sonucu elde edilen bilgiler ışığında hazırlanmış. Raporda MİT, askere “grup içinde Fehman Hüseyin’in olduğu değerlendirilmiştir” notunu da göndermiş. Bu raporun yanı sıra konuyla ilgili olarak MİT, 20, 23 ve 25 aralık tarihlerinde üç ayrı rapor daha göndermiş.
İşte MİT’in gün gün askerlere gönderdiği o raporlar ve raporların içeriğindeki bilgiler; MİT 14 ekimde Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’na, “Kongra-Gel (PKK) Eylem Emaresi” konulu bir yazı gönderiyor. Yazıda, “Türkiye metropollerine eylem yapacak HPG mensuplarına Irak’ın kuzeyinden silah/mühimmat ve malzeme aktarımının kaçakçılar vasıtasıyla yapıldığı/yapılacağı” notu yer alıyor.
Başbakan Erdoğan’ın doğrulayıp, MİT’in yalanlamaya çalıştığı ikinci istihbarat raporu ise 21 Aralık 2011 günü gece yarısı askerlere iletiliyor. “İstihbarat çoğunlukla güvenilir nitelikte ve haber elemanı kaynaklı.” Yani PKK’nın içinde bulunan MİT ajanlarının gönderdiği bilgiye dayanıyor.
Bu olaydan birgün önce yani 20 aralık günü de MİT’ten Genelkurmay’a “Kandil’de eğitim görmüş 130 kadar yeni katılımlı PKK’lının Hakurk ve Haftanin bölgelerine gönderileceği ve bu bölgelerde eylem yapmalarını müteakip Kandil’e geri dönecekleri” yönünde ayrı bir istihbarat raporu daha gönderiliyor.
Görüştüğüm askerî yetkililerin, Uludere katliamıyla ilgili bazı şüpheleri de var. Şüphelerine neden olan olayları ise şöyle anlatıyorlar: “Telefon kestirmelerinde gruba sınırda beklemeleri söyleniyor. Bu beklemede gruba katılanlarla beraber grubun sayısı artıyor. Ayrıca bu grup mazot ve sigara kaçakçılığı için giderken, birileri tarafından çok sayıda kişinin katılacağı şekilde bir organizasyon yapılıyor. Telsiz ve telefon kestirmeleri üzerinde de durulmalı. Kestirme, dinleme yapılmasına rağmen, MİT’in grubun içinde Fehman Hüseyin’in olduğu bilgisini ısrarla vermesi önemli. Bu da planlı bir amaç mı var şüphesini bizlerde doğuruyor.”
Askerî yetkililere “birilerinden” kimi kastettiklerini de sordum. Bu konuda yorum yapmak istemediler. Sadece kendilerine gelen raporlara vurgu yapıp, telsiz ve telefon dinlemelerine rağmen, kestirme raporlarının nasıl bu şekilde hazırlandığına bakmak gerektiğini söylediler. Sanırım kilit nokta, dinleme yapılmasına rağmen, MİT’in grubun PKK’lı olduğunda ısrar etmesi ve kestirme koordinatları vermesi. MİT, şimdi bu raporları yalanlamadan, kestirme cihazlarından hangi bilgileri elde ettiğini kamuoyuna ve “istihbarat bizden gitmedi” diyerek yalanladıkları Başbakan Erdoğan’a açıklamak zorunda.